NAMAZ VAKİTLERİ VE TEMKİN HAKKINDA SUÂL VE CEVAPLAR

ayın hangi gün gireceği bilgileri verilmektedir. Hesaplamalar neticesi elde edilen bilgilerle o gün o saatte ayın orada görüleceği bildirilmiş oluyor. Vakitlerde olduğu gibi hicri aylarda da takvimimizle amel etmenizi tavsiye ederiz. Ramazan-ı Şerif başlangıcı ve bayramların bazı senelerde bazı ülkelerde farklı idrak edilmesinin sebebi nedir? Bu ihtilafın sebebi “ihtilâf-ı metâli’” denilen fıkhî bir farklılıktan dolayıdır. Şöyle ki: Ay’ın ve Güneş’in doğma ve batma zamanları beldelere ve kıtalara göre farklılık göster- mektedir. Hanefi mezhebi âlimlerinin ekserisine göre ayın görülmesinde ihtilaf-ı metali (ayın görüldüğü yerler arasındaki farklılığa) itibar edilmez. Bundan dolayı dünyanın herhangi bir yerinde hilal görüldüğü takdirde, bundan haberdar olan bütün Müslümanların oruca başla- ması ve bayram yapması gerekir. (İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, 2/ 393) Şâfii mezhebi âlimleri ise, ihtilaf-ı metali’a itibar edilmesi gerektiğini, bundan dolayı dünya- nın herhangi bir yerinde görülen hilalin, oraya sefer mesafesinde uzak olan yerler için geçerli olmayacağına hükmetmişlerdir. (Şirbîni, Muğni’l-Muhtac, 1 / 172) Memleketimizde Kamerî ay başlangıçları Hanefî mezhebi üzere hesap edilmektedir. Ezâni Saat (Gurûbî Saat) Nedir? Güneşin batması yani akşam ezanı ile başlayan saat hakkında kullanılan bir tâbirdir. Her gün güneş battığında ezânî saate göre saat 12.00’dir. Akşam ezanı bu saatle hep 12.00’de okunduğundan “ezânî saat” ismini almıştır. Bugünkü kullandığımız Aralık 1925’te kabul edilip kullanılmaya başlanan vasatî saate halkımız “alafranga”, ezânî saate de “alaturka” demiştir. Osmanlı Devleti zamanında büyük cami muvakkithânelerinde vakitleri hesaplamakla vazifeli muvakkitler vardı. Akşam ezanı her gün bu muvakkitlerin hesaplarına göre okunur ve Müslümanlar da saatlerini 12.00’ye ayarlarlardı. İlm-i hey’et derslerinde namaz vakitleri hesaplarını öğrenen imamlar, muvakkitlerin olmadığı ücra yerlerde vakitleri hesaplarlardı. Ezanlar bunların yaptığı hesaplara göre okunur ve saatler akşam ezanı ile 12.00’ye ayarla- nırdı. Saat ayarı ezanla bildirilmiş olurdu. Bu bakımdan bu saate “mahalli saat” de denilmiştir. Akşam namazının vaktinin hesaplanmasında hey’et (astronomi) ilmindeki guruba yani güneş merkezinin ufukta batmasına değil her mahallin şer’i gurûbuna itibar edilir. Şer’i gurûb ise her mahallin en yüksek mevkiinde görülen zahirî gurûb demektir. Meselâ İstanbul’da deniz sathına göre güneş zahirde gurûb ettiği halde 250 metre yüksekliğindeki Çamlıca’da bulunan bir kimse güneşi henüz batmamış göreceğinden İstanbul için Çamlıca’ya itibar olun- mak lâzım gelir. Şer’i gurûb, zahiri gurûbdan sonra meydana gelir. Ve her ikisi arasında geçen müddet –ki ona temkin denilir- zâhiri gurûb üzerine ilâve olunarak akşam vakti hesap- lanmış olur. SUAL 21 SUAL 20 25

RkJQdWJsaXNoZXIy NTY0MzU=