قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: سَمُّوا إِذَا أَنْتُمْ شَرِبْتُمْ وَاحْمَدُوا إِذَا أَنْتُمْ رَفَعْتُمْ. (ت) Resûlullah Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Bir şey içeceğiniz zaman besmele çekin, içtikten sonra da hamdedin (‘Elhamdülillah’ deyin).” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
---
13
Eylül
Çarşamba
2017
AYIN SAFHASI



Rûmî: 31 Ağustos 1433   • Hicrî: 22 Zilhicce 1438

Çaylak Fırtınası • Sakarya Zaferi (1921)- Dünya İlk Yardım Günü
256. Gün 37. Hafta 9. Ay FAZİLET TAKVİMİ

SÜNNET-İ SENİYYEYE UYMANIN EHEMMİYETİ

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“Kim sünnetimi muhâfaza ederse (devamlı sünnetime uyarsa) Allâhü Teâlâ ona dört haslet ikrâm eder: İyi kimselerin kalbinde ona karşı muhabbet verir. Kötü kimselerin kalbine onun heybet ve korkusunu koyar.

Rızkını genişletir.

Dîninde sağlam ve güvenilir olur.” (Rûhu’l-Beyân)

Ashâb-ı Kirâm aleyhimü'r-rıdvân, Resûlullâh Efendimizin (s.a.v.) sünnetleri ile amel etmeye çok îtinâ ederlerdi.

Tâbiînden Mücâhid (r.a.) anlattı: “İbn-i Ömer (r.anhümâ) Hazretleri ile bir seferde beraber idik. Bir yerde yoldan ayrıldı. “Bunu niçin yaptınız?” diye sorulunca, “Resûl-i Ekrem Efendimizin (s.a.v.) burada böyle yaptığını görmüştüm, onun gibi yaptım” dedi.

İbn-i Ömer Hazretleri Mekke ile Medîne arasında bir ağaç altına gelir, ağacın altında kaylûle yapar (günün ortasında uyurdu) ve Resûl-i Ekrem Efendimizin böyle yaptığını haber verirdi.

Ahmed bin Hanbel Hazretleri anlattı: “Bir gün bir toplulukla birlikte idim. Soyunup yüzmek için suya girdiler. Ben “Allâh’a ve âhiret gününe îmân eden kimse avret mahallini örtsün” hadîs-i şerîfini hatırladım. Elbiselerimi çıkarmadan suya girdim. O gece rüyamda bana denildi ki: “Ey Ahmed, sana müjdeler olsun, sünnet ile amel ettiğinden günahların bağışlandı. Allâhü Teâlâ seni dinde kendisine uyulacak bir imam kıldı.” (Rûhu'l-Beyân)

“Bişr-i Hâfî (k.s.) anlatıyor: “Bir gece rüyamda Resûlüllah Efendimizi (s.a.v.) gördüm. Bana:

‘Ey Bişr! Allâhü Teâlâ'nın seni hangi sebeple akrânından üstün kıldığını biliyor musun?' dedi.

‘Bilmiyorum, yâ Resûlallah.' dedim.

‘Sünnetime tâbî olman, sâlihlere hizmet etmen, din kardeşlerine nasihat etmen, Ashâbıma ve Ehl-i Beytime muhabbetinin çok olması sebebiyle.' buyurdular. (R. Kuşeyriyye)