قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَكْرِمُوا حَمَلَةَ الْقُرْآنِ فَمَنْ اَكْرَمَهُمْ فَقَدْ اَكْرَمَنِي. (فيض) Resûlullâh Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Kur’ân-ı Kerîm’i ezberleyip okuyan ve onunla amel eden kimselere hürmet ediniz. Kim onlara hürmet ederse bana hürmet etmiş olur.” (Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
---
29
Haziran
Perşembe
2017
AYIN SAFHASI



Rûmî: 16 Haziran 1433   • Hicrî: 05 Şevval 1438

Silistre Zaferi (1773) İkinci Balkan Harbi'nin başlaması (1913)
180. Gün 26. Hafta 6. Ay FAZİLET TAKVİMİ

CENNETTE KUR’ÂN ÂYETLERİ KADAR DERECE VARDIR

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

“Kur'ân-ı Kerîm'i okuyunuz. Muhakkak Allâhü Teâlâ kalbinde Kur'ân-ı Kerîm bulunan kimseye azâb etmez."

Büreyde (radıyallâhü anh) anlattı: Resûlullâh Efendimizin (s.a.v.) yanında idim, şöyle buyurduklarını işittim: Muhakkak Kur'ân-ı Kerîm, sâhibini (Kur'ân-ı Kerîm'i dâimâ okuyanı), kıyâmet günü kabrinden diriltilip kalktığı sırada, bir arkadaş gibi karşılar. Ona:

“Beni tanıdın mı?" diye sorar. O:

“Seni bilemedim" deyince,

“Ben seni dünyâda gündüzün en sıcak vakitlerinde susuz, gecelerde uykusuz bırakan arkadaşın(Kur'ân)ım. Her tüccâr kazancının peşindedir. İşte bugün her türlü ticâretin ve kazancın en kârlısı senin oldu" der.

Kur'ân ehlinin, âhiret mülkü sağ eline, ebediyet sol eline verilir, başı üzere vakâr tâcı konulur.

Ana ve babasına dünya ehlinin kıymet biçmekte âciz kalacakları cennet elbiseleri giydirilir. Ana ve babası: “Bunlar bize ne sebeple giydirildi?" diye sorarlar, “Evlâdınızın Kur'ân-ı Kerîm'e devam etmesi hürmeti nedir" denilir.

Sonra o Kur'ân ehline:

“Oku ve cennetin yüksek derecelerine ve köşklerine yüksel" denilir. O Kur'ân-ı Kerîm'i -sür‘atli yahut yavaş okudukça yükselmeye devam eder." (Müsned-i Ahmed) “Muhakkak cennette Kur'ân-ı Kerîm'in âyetleri kadar derece vardır."

“Kur'ân-ı Kerîm'i okuyana: “Dünyâda iken Kur'ân-ı Kerîm'i nasıl tertîl üzere (yavaş yavaş, hakkını vererek) okuyorsan öyle oku ve yüksel. Muhakkak senin okuyacağın son âyet cennetteki makamın olacaktır" denilir. (Müstedrek) (Üchûrî, Fezâil-i Şehr-i Ramazan)