قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَأْتِي عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ اَلقُرْآنُ فِي وَادٍ وَهُمْ فِي وَادٍ غَيْرِهِ. (نوادر الاصول) Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, Kur’ân-ı Kerîm bir vâdidedir, onlar başka bir vâdidedir.” (Hadîs-i Şerîf, Hakîm Tirmizî, Nevâdiru’l-Usûl)
---
19
Mayıs
Cuma
2017
AYIN SAFHASI



Rûmî: 6 Mayıs 1433   • Hicrî: 23 Şaban 1438

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Türk Deniz Kuvvetleri'nin kuruluşu (1081)
139. Gün 20. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ

KUR’ÂN-I KERÎM’E ANCAK ABDESTLİ OLAN DOKUNABİLİR

• Kur'ân-ı Kerîm ele alınacağı zaman abdestli olmak lâzımdır. Abdestsiz olan bir kimsenin, Kur'ân-ı Kerîm'i kılıfsız olarak tutması haramdır.

Allâhü Teâlâ (meâlen): “Ona (Kur'ân-ı Kerîm'e) tamamen temizlenmiş (abdestli) olanlardan başkası el süremez.” (Vâkıa Sûresi, âyet 79) buyurmaktadır. Yani tahâretsiz (abdestsiz), kirli eller ona dokunmasın, ancak maddî ve mânevî pislikten temizlenmiş îmânlı, abdestli kimseler temas etsin. Bu âyet-i kerîme ile cünüb iken Kur'an okunamayacağı ve abdesti olmayanın Mushaf'a dokunmasının haram olduğu fıkıh kitaplarında beyan olunmuştur. Muhakkak abdest yüze nur ve kalbe sürûrdur.

• Kur'ân-ı Kerîm okuyacağı zaman mümkünse kıbleye yönelmeli, hürmetli bir vaziyet almalıdır.

• Kur'ân-ı Kerîm'e “Eûzü ve besmele-i şerîfe” ile başlanmalıdır.

• Kur'ân-ı Kerîm'i kendisi işitecek bir sesle ve tecvide riâyet ederek okumalıdır.

• Kur'ân-ı Kerîm okunduğu zaman dinlemelidir. Allâhü Teâlâ A'râf Sûresi, 204. âyetinde şöyle buyurmaktadır (meâlen): “(Ey müminler) Kur’ân-ı Kerîm okunduğu vakit (namazda veya hutbede veya her hangi mecliste) hemen (kulak verip) onu dinleyin ve susun, tâ ki rahmete kavuşasınız.”

• Kur'ân-ı Kerîm'i dinlemeyecek kimselerin yanında onların işitecekleri bir sesle, açıkça okumamalıdır. Okunması uygun olmayan yerde Kur'an okuyan günâha girer. Bununla beraber böyle bir yerde okunduğu takdirde dinlememek, hürmetsizlik etmek de caiz değildir.

• Lâyık olmayan bir yere konmuş olan bir Kur'ân-ı Kerîm veya ondan bir sahîfe görünce derhal onu oradan alıp lâyık olduğu bir yere kaldırmalıdır.

• Hattatlar yazdığı bir Mushaf-ı Şerîf sahîfesini yüksekçe ve hürmetle tutmalıdır.

• Mushaf-ı Şerîfi, Hacer-i Esved'i, Kâbe-i Muazzama'nın eşiğini ta'zim için öpmek câizdir.