قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا أَرَادَ اللهُ بِقَوْمٍ خَيْرًا وَلَّى عَلَيْهِمْ حُلَمَاءَهُمْ وَقَضَى بَيْنَهُمْ عُلَمَاؤُهُمْ وَجَعَلَ الْمَالَ فِي سُمَحَائِهِمْ. (الجامع الصغير) Resûlullah Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Allâhü Teâlâ bir kavme-millete hayır dilediği zaman, halîm olanlarını idareci kılar, aralarında âlimler hüküm verir, malı da cömertlerine verir.” (Hadîs-i Şerîf, Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
---
16
Aralık
Cumartesi
2017
AYIN SAFHASI



Rûmî: 3 Kânûn-ı Evvel 1433   • Hicrî: 28 Rebîulevvel 1439

Musul'un Cemiyet-i Akvâm (BM) tarafından Irak'a verilmesi (1925) • Kazakistan'ın istiklâli (1991)
350. Gün 50. Hafta 12. Ay FAZİLET TAKVİMİ

İLK LÜZUMLU BİLGİLER

Bir Müslüman âkil-bâliğ olunca kendisine vâcip olan ilk şey îmânını tashîh etmek, yani îmân bilgilerini Ehl-i Sünnet'e uygun olarak öğrenmektir. Sonra tahâret, namaz, oruç gibi üzerine farz olan ibâdetleri yapabilecek kadar ilmihâlini öğrenmesi lâzımdır.

Her Müslüman Allâhü Teâlâ'nın emrettiklerini işlemeli, yasakladıklarını terketmelidir. Eğer Rabbine karşı bir kusur işlerse, Allâhü Teâlâ'nın azâbına müstehak olmadan tevbe etmesi lâzımdır.

Tevbenin şartları; günâhı derhal terk etmek, işlediği günâha pişman olmak, hayatı boyunca ona bir daha asla dönmemeye kat‘î olarak azmetmektir. Tevbeyi geciktirmek ve ‘Cenâb-ı Hak hidâyet edince tevbe ederim' demek aslâ câiz değildir.

Müslüman dilini çirkin sözlerden muhâfaza etmelidir. Dilini yemin etmeye alıştırmamalı, talâka (boşamaya) âit sözleri kat‘iyyen ağzına almamalıdır. Hiçbir Müslümana iftirâ, gıybet etmemeli, sövmemeli, aslâ yalan yere şâhitlik etmemelidir.

Müslüman Allah için sever, Allah için düşmanlık eder. Rızâsı da öfkesi de -nefsi için değil- Allah içindir. Ma‘rûfu emreder, münkeri nehyeder. Yalan, gıybet, dedikodu, kibir gibi huylardan sakınır. Kendini beğenmez, riyâ, gösteriş yapmaz, haset etmez, kin tutmaz. Kendini başkalarından üstün görmez. İnsanların gizli ayıplarını araştırmaz. Faydasız işlerle meşgul olmaz, zinâ etmez, bakması câiz olmayan kadınlara bakmaz. Gönül rızasıyla vermedikçe kimsenin malını haksız olarak yemez.

Müslüman namazı vaktinden geciktirmez. Kötü ahlaklı ve günahkâr kimselerle sohbet etmez, arkadaş olmaz. Rabbini gazablandırmak bahasına insanları memnûn etmeye çalışmaz.

Müslüman, yapacağı her hangi bir işin dindeki hükmünü bilmeden onu işlemez. Bilmediklerini Resûlullâh'ın sünnetine yapışan hakîkî âlimlere sorar.

Allâhü Teâlâ, Ümmet-i Muhammed'i sünnet-i seniyyeye uymaya muvaffak kılarak peygamberimizin şefâatine nâil eylesin.