قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِعَلِيٍّ: لَا يُحِبُّكَ إِلَّا مُؤْمِنٌ وَلَا يُبْغِضُكَ إِلَّا مُنَافِقٌ. (طس) Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) Hz. Ali’ye “Seni ancak mü’min sever ve sana ancak münâfık buğzeder.” buyurdu. (Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat)
---
24
Ocak
Salı
2017
AYIN SAFHASI



Rûmî: 11 Kânûn-ı Sânî 1432   • Hicrî: 26 Rebîulâhir 1438

Hazret-i Ali (k.v.)'nin Kûfe Câmii'nde şehit edilmesi (661) • Haliç'in donması (1621)
24. Gün 4. Hafta 1. Ay FAZİLET TAKVİMİ

ALİYYÜ’ L-MURTEZÂ (R. ANH) HAZRETLERİ

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), babadan ve anadan yetim kalıp önce dedesi Abdülmuttalib’in, sonra amcası Ebû Tâlib’in yanında büyüdüğü gibi, kendisi de Hazret-i Ali’yi küçük yaşta hâne-i saâdetine alıp büyütüp terbiye etmiştir. Peygamberlik geldiğinde ilk önce Hazret-i Hatîce, bir gün sonra Hazret-i Ali îmân etmiştir. Hazret-i Ali Müslüman olduğunda bülûğa yakın yaşta idi ve o yaşa kadar asla putlara secde etmemişti.

Hazret-i Ali, gâyet cesur, âdil ve Allâh’ın bir arslanı olup her kiminle cenk ettiyse gâlip gelmiştir. Bununla birlikte halîm, selîm, mütevâzı, cömert, dünyaya aslâ kıymet vermez idi.

Sıffîn’e giderken düşürmüş olduğu zırhını, geri döndüğünde bir Hıristiyanın elinde görüp onu Kûfe Kâdısı Şurayh (rahmetullahi aleyh) Hazretlerinin huzuruna götürdü. “Bu zırh benimdir.” diye dâva etti. Hıristiyan inkâr etti. Kâdı Şurayh Hazretleri, şâhit istedi. Hazret-i Ali’nin (r.a.) şâhitleri oğlu Hasan ile azadlısı Kanber idi. Peygamber torununun yalan yere şâhitlik etmeyeceğini herkes bildiği halde evladın babası lehine şâhitliği kabul olunmadığından Kâdı Şurayh, Hazret-i Hasan’ın (r.a.) yerine başka şâhit istedi. Hazret-i Ali’nin (r.a.) başka şâhidi olmadığından dâva düştü. Hazret-i Ali gülüyordu, Hıristiyan ise bu hâle hayran olmuştu. Zırhı alıp biraz gittikten sonra durdu, düşündü, geri döndü:

“Bu hükümler ancak peygamber hükümleridir.” diyerek Müslüman oldu ve zırhı Hazret-i Ali’nin Sıffîn’e giderken düşürmüş olduğunu söyleyerek geri verdi. Lâkin Hazret-i Ali (r.a.) zırhı ona verdi, bir de at hediye etti.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Hazretleri, en sevgili kerîmesi olan Fâtımatü’z-Zehra (r. anhâ) Hazretlerini Hazret-i Ali ile evlendirdi. Ondan Hazret-i Hasan ve Hüseyin ile Muhassin adında oğulları, Zeyneb ve Ümmü Külsûm adında kızları dünyaya geldi. Muhassin küçük yaşta vefat etti. Ümmü Külsûm, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) vefatından önce dünyaya gelmişti. Hazret-i Ömer (r.a.), halife iken Ümmü Külsûm ile evlendi ve ondan Rukıyye adında bir kızı ile Zeyd adında bir oğlu dünyaya geldi. (Kısas-ı Enbiyâ)