قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَوْ أَنَّ الدُّنْيَا كُلَّهَا بِحَذَافِيرِهَا بِيَدِ رَجُلٍ مِنْ أُمَّتِي ثُمَّ قَالَ: اَلْحَمْدُ لِلهِ لَكَانَ الْحَمْدُ لِلهِ أَفْضَلَ مِنْ ذَلِكَ كُلِّهِ. (الجامع الصغير) Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Dünya ve içindekilerin tamamı ümmetimden bir adamın elinde olsa, sonra o (şükür için) ‘Elhamdü lillâh’ dese, ‘Elhamdülillâh’ sözü elbette bunların tamamından daha faziletli olur.” (Hadîs-i Şerîf, Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
---
02
Ocak
Pazartesi
2017
AYIN SAFHASI



Rûmî: 20 Kânûn-ı Evvel 1431   • Hicrî: 04 Rebîulâhir 1438

Kânûnî, Rodos'u fethetti ve Rodos'ta ilk Cumâ Namazı kılındı (1523) • Endülüs İslam devletinin (İspanya) Hıristiyanların eline geçmesi (1492) • Fırtına (3 gün)
2. Gün 1. Hafta 1. Ay FAZİLET TAKVİMİ

ALLÂH’A HAMD ETMENİN FAZİLETİ

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

“Allâhü Teâlâ kuluna bir nimet ihsân ettiğinde kul “Elhamdülillâh” derse o nimetin şükrünü edâ etmiş olur. İkinci defa “Elhamdülillâh” derse Allâhü Teâlâ ona sevap yazar. Üçüncü defa “Elhamdülillâh” derse Allâhü Teâlâ onun (küçük) günahlarını bağışlar.” (Hâkim, Beyhakî)

Enes (radıyallâhü anh) anlattı:

“Bir gün bir ihtiyaç için Resûlullah Efendimiz ile birlikte sahraya çıktık. Yüksek sesle öten bir kuş gördük. Peygamberimiz (s.a.v.):

“Bu kuşun ne söylediğini bilir misin?” buyurdular.

“Allah ve Resûlü en iyi bilir” dedim. Buyurdular ki:

“Bu kuş ‘Ya Rabbi, gözümü aldın, beni rızıklandır, zira ben açım’ demektedir.”

Hazret-i Enes anlatmaya devam etti:

“Ben böyle kuşa bakarken bir çekirge gelip kuşun ağzına girdi, kuş onu yuttu. Sonra yine seslice öttü.” Peygamberimiz (s.a.v.):

“Ey Enes, kuş şimdi ne söylüyor bilir misin?” buyurdular.

“Allah ve Resûlü en iyi bilir” dedim. Buyurdular ki:

“Kendisini zikredeni rızıklandıran Allâh’a hamd olsun” diyor. Akıllı kimse, ihlâs ve samimiyetle darlık ve bolluk zamanlarında Allâh’a hamd etmelidir ki cennete ilk çağırılanlardan olsun. Nitekim Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) buyurmuşlardır ki:

“Kıyâmet gününde cennete ilk çağırılacak olanlar, bolluk ve nimet zamanında da, darlık ve belâ zamanında da Allâh’a hamd edenlerdir.”

ZEKİ ÇOCUĞUN VERDİĞİ DERS

Küçük bir çocuk, meşhur şâir Ebu’l-Alâ el-Maarrî’yi görünce: “Her ne kadar zamanca sonra geldimse de öncekilerin güç yetiremediği şeyleri meydana koydum’ manasındaki şiiri söyleyen sen misin?” dedi.

“Evet” dedi. Çocuk:

“Öncekiler yirmi dokuz harfi tertip ettiler. Haydi sen bunlara insanların ihtiyacı olan bir harf daha ilave ediver” deyince Maarrî, hiç bir şey söyleyemedi.