قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِستَكْثِرُوا مِنَ الْإِخْوَانِ فَإِنَّ لِكُلِّ مُؤْمِنٍ شَفَاعَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ. (كنز) Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Mümin kardeşlerinizi çoğaltınız. Zîrâ kıyamet günü (kâmil ve sâlih) her müminin şefâat etme salâhiyeti vardır.” (Hadîs-i Şerîf, Kenzü’l-Ummâl)
---
14
Şubat
Pazar
2016
AYIN SAFHASI



Rûmî: 01 Şubat 1432   • Hicrî: 05 Cemâziyelevvel 1437

Vakfıkebir ve Beşikdüzü'nün Kurtuluşu (1918) • Yeni Balkan Paktı'nın Ankara'da İmzalanması (1953)
44. Gün 6. Hafta 2. Ay FAZİLET TAKVİMİ

Ashâb-ı Bedir...................SA'D BİN MUÂZ (R.A.)

Sa‘d bin Muâz radıyallâhü anh hazretleri Ensâr’dan ve Evs kabîlesinin Abdüleşhel oğullarındandır. Künyesi Ebû Amr’dır. Evs kabîlesinin reîsi olup annesi Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) İkinci Akabe’de bîat edenlerden Kebşe binti Râfi‘’dir (R. Anhâ).

Hazret-i Sa‘d, Mus‘ab bin Umeyr (r.a.) vasıtasıyla Müslüman oldu. Onun Müslüman olması üzerine bütün Abdüleşhel oğulları İslam diniyle müşerref oldular. Ensâr’dan âilece ilk olarak Sa‘d bin Muâz’ın (r.a.) âilesi Müslüman oldu. Bedir ve Uhud gazâlarında bulundu. 

Hendek muhârebesinde kolundan yaralandıktan bir ay kadar sonra hicretin beşinci senesi Şevvâl ayında 37 yaşında şehîd olmuştur. Mübârek na’şını melekler taşımış; cenâzesinde yetmiş bin melek hazır bulunmuştur. Namazını Peygamberimiz (s.a.v.) kıldırdı ve Cennetü’l-Bakî‘a defnedildi.

Hazret-i Âişe radıyallâhü anhâ vâlidemiz anlattı: 

Sa‘d bin Muâz Hazretleri’nin cenâzesinde Peygamberimiz (s.a.v.), Hazret-i Ebûbekir ve Hazret-i Ömer de bulundular. Muhammed aleyhisselâmın Rabbi Allâh’a yemin ederim ki hücremde olmama rağmen Ömer’in ağlamasını Ebûbekr’in ağlamasından bilirdim. Onlar -Ashâb-ı Kirâm- “Kendi aralarında gâyet merhametlidirler…” (Fetih sûresi, 29.) âyet-i kerimesinde buyurulduğu gibi idiler.

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.) Hazretleri buyurdu: Ben Hazret-i Sa‘d’ın kabrini kazanlardan idim. Kazarken üzerimize misk kokusu gelirdi.

Câbir bin Abdullâh (r.a.) Hazretleri anlattı: Hazret-i Sa‘d defnolunduğunda Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) ile birlikteydik. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) “Sübhânallâh” dediler, bütün Ashâbı da “Sübhânallâh” dedi. Sonra “Allâhü Ekber” dedi, bütün Ashâbı da tekbîr getirdiler. Ashâb sordular: “Yâ Resûlallâh, tesbîhinizde hikmet nedir?”. Buyurdular ki: 

“Şu sâlih zâtı kabir sıktı, sonra Allâhü Teâlâ onun kabrini genişletti.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Eğer kabrin sıkmasından kurtulacak bir adam olsaydı o elbette Sa‘d bin Muâz olurdu.” buyurdular. (Tarihu’l-Hamîs)