اَسْتَعِيذُ بِاللهِ : مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللهِ بَاقٍ... الآية. (سورة النخل, 96) Allâhü Teâlâ buyurdu: “Sizin yanınızdaki tükenir, Allâh’ın katındakiler ise bâkîdir…” (Nahl Sûresi, âyet 96)
---
03
Temmuz
Cuma
2015
AYIN SAFHASI



Rûmî: 20 Haziran 1431   • Hicrî: 16 Ramazan 1436

Sultan Reşad Han'ın Vefatı (1918) • Fatih Sultan Mehmed Köprüsü Açıldı (1988)
183. Gün 27. Hafta 7. Ay FAZİLET TAKVİMİ

ZEKÂT VE SADAKAYI KİMLERE VERMEK DAHA FAZİLETLİDİR?

Sadaka ve zekâtı iyilikte kullanan kimseleri seçip vermeli, onları gözetmelidir.

• Dünyadan yüz çevirip yalnız âhiret için çalışan muttaki (Allâh’tan korkan) fakirleri seçmelidir.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“Yalnız müttakilerin (Allâh’tan korkanların) yemeğini ye, senin yemeğini de yalnız müttakiler yesin.”

Çünkü onlara yapılan yardım, onların takvalarını artırır. Bu sâyede yardımda bulunan da ecir kazanır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuştur:

Yemeğinizi müttakilere; Allâh’tan korkanlara yedirin, sadakalarınızı da mü’minlere verin.

“Allah için sevdiğin kimseye yemek ziyafeti ver.”

• Bilhassa ilim sahibi olan fakirleri seçmelidir. Çünkü bunlara vermek ilimde kendilerine yardım etmektir. Allah rızasını kazanmak niyeti ile ilim tahsili en büyük ibadettir.

Abdullah İbn-i Mübârek (rh.) sadakalarını bilhassa âlimlerin fakirlerine verirdi. Kendisine niçin böyle yaptığı sorulduğunda buyurdular ki:

“Ben, Peygamberlikten sonra ilimden daha üstün bir rütbe olduğunu zannetmiyorum.

Âlimlerden biri bir ihtiyaçla karşılaşınca onun ile meşgul olur da okuyamaz. Onun ihtiyacını temin edip okumasını sağlamak daha makbuldür.”

BEYT:

Minnet Hudâ’ya devlet-i dünyâ fenâ bulur

Bâkî kalur sahife-i âlemde adımız   (Bâkî)

(Minnet; hamd ve şükür Allâh’adır, dünyanın her türlü nimeti, zenginliği son bulur. Adımız tarih sahifelerinde Bâkî kalır)