قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اِنَّ مِنْ حَقِّ الْوَلَدِ عَلَى الْوَالِدِ أَنْ يُحْسِنَ اِسْمَهُ وَأَنْ يُحْسِنَ أَدَبَهُ. (فيض) “Çocuğuna güzel isim vermesi ve güzel bir edeb ve ahlâk ile onu yetiştirmesi çocuğun babası üzerindeki haklarındandır.” (Hadîs-i Şerîf, Feyzu’l-Kadîr)
---
22
Mayıs
Cuma
2015
AYIN SAFHASI



Rûmî: 09 Mayıs 1431   • Hicrî: 4 Şaban 1436
Büyük İstanbul Zelzelesi (1766) • Nene Hatun'un 98 Yaşında Vefatı (1955)
141. Gün 21. Hafta 5. Ay FAZİLET TAKVİMİ

BABANIN VAZİFELERİ

Bir adam oğluyla beraber Hz. Ömer’in huzuruna gelip:

“Benim bu oğlum bana karşı geliyor, âsî oluyor, eziyet veriyor.” diye şikâyette bulundu. Hz. Ömer:

“Babana karşı gelmek, ona âsî olmak hususunda Allah’tan korkmuyor musun? Babanın oğlu üzerinde hakları şunlardır” diyerek babanın haklarını saydı. Çocuk:

“Ey müminlerin emiri! Evladın baba üzerinde hiç hakkı yok mudur?” diye sordu. Hz. Ömer:

“Evet, evladın da baba üzerinde hakları vardır. Çocuklarının annesi olacak kadın asîl birisi olmalı, evladına güzel bir isim vermeli ve ona okuma yazmayı öğretmelidir.” Bunlar üzerine çocuk:

“Vallahi, annem asil biri değildi. Dört yüz dirheme satın aldığı Sindli bir câriye idi. Bana güzel bir isim de vermedi. Bana Allâhü Teâlâ’nın kitabından bir âyet bile öğretmedi.” dedi. Hz. Ömer adama döndü ve:

“Oğlum bana karşı geliyor, diyorsun. O sana âsî olup kötülük yapmadan önce vazifeni yapmayarak sen ona kötülük yapmışsın.” dedi.

FATİH SULTAN MEHMED’İN BİR KERÂMETİ

Fatih Câmi-i Şerîfi’nin içinden cemaat hiç eksik olmazdı. Daima namaz kılanlar, Kur’ân-ı Kerîm’i ezberleyenler ve okuyanlar, salât ve selâm edenler bulunurdu.

1179/1766 senesi Kurban bayramının üçüncü perşembe günü, güneş doğuşundan bir saat sonra vaki olan büyük zelzelede Fatih Câmi-i Şerîfi’nin büyük ana kubbesi tamamen yıkıldı. Bu kubbe yıkıldığı vakit cami-i şerifte hiç kimse bulunmamıştır. O zelzeleden az evvel bir kimse geldi ve:

“Ne duruyorsunuz? Fatih Sultan Mehmed kabirden kalkmış” dedi. Herkes câmiden dışarıya çıktılar. Câminin kubbesi de o vakit iner. İşte bu Fatih’in kerâmetidir.

Zelzeleden sonra Sultan Üçüncü Mustafa hazretleri Fatih Câmi-i Şerîfini minâreleriyle berâber yeniden inşa ettirmişlerdir. (1771)