قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَعْظَمُ النَّاسِ هَمًّا اَلْمُؤْمِنُ الَّذِي يَهُمُّ بِأَمْرِ دُنْيَاهُ وَآخِرَتِهِ. (مختار الاحاديث) “İnsanlardan hüzün, keder ve sıkıntısı en çok olan hem dünyâsına hem de âhiretine ehemmiyet veren mü’mindir.” (Hadîs-i Şerîf, Muhtâru’l-Ehâdîs)
---
28
Nisan
Salı
2015
AYIN SAFHASI



Rûmî: 15 Nisan 1431   • Hicrî: 9 Recep 1436
Çanakkale Cephesi'nde Kirte Zaferi (1915)
117. Gün 18. Hafta 4. Ay FAZİLET TAKVİMİ

SULTANHİSAR’IN İNGİLİZ DENİZALTISINI BATIRMASI

Sultanhisar torpidobotu asker ve mühimmat taşıyan vapurlarımızı, Çanakkale Boğazından giren düşman denizaltılarına karşı korumakla vazifeli idi. 29 Nisan 1915 günü vazifesini başka bir torpidobota devredip İstanbul’a dönmesi emredildi. Rıza Kaptan diyor ki:

Denizaltıları arayarak gidiyorduk. Karaburun civarına gelince gözcü: “Ufukta bir tekne var!” diye bağırdı. Sonra askerler hep birden “Denizaltı!” diye bağırıştılar: Bu Avustralya Deniz Kuvvetleri’ne bağlı o devrin en modern denizaltısı olan AE-2 idi. Sultanhisar süratle ilerledi, tam top atacağı sırada denizaltı daldı. Sultanhisar biraz evvel avcı iken şimdi av oluyordu.

Biraz sonra iki bin metre mesafede denizaltının periskopunun çıktığını gördüm. Ve üzerine hücum ederken ateş emrini verdim. Henüz dördüncü topu atmıştık ki periskop içeri alındı. Bu sırada denizaltı bize isabetsiz iki torpido attı. Manevra yaparak torpidodan kurtulduk. Bu şekilde mücadele bir müddet devam etti.

… Son bir çare kalıyordu. Bir taraftan top ateşine devam ederken diğer taraftan çarpışmak üzere dümen tarafına bindirecektim. Sultanhisar kendinden on misli büyük avın üzerine saldırıyordu ki denizaltı, önümüzde gayet seri bir hareketle denize daldı ve birkaç dakika sonra bizim pek yakınımızdan süratle denizin üstüne fırladı. Şiddetle sarsıldık. Galiba tam altımızdan denizin yüzüne çıkarak bizi devirmek istemişti.

“Ateşe devam!” emrini verdim. Bütün toplar ve mavzerler atefl ediyordu. Nihayet bütün düşman mürettebatı ellerinde beyaz mendil, kolları yukarda denizaltının güvertesine dizildiler. İki buçuk saat devam eden mücadele sona ermişti. 3 subay ve 29 askerden ibaret olan düşman gemisinin mürettebatı, Sultanhisar’ın güvertesine alındıkları zaman nasıl olup da böyle küçücük tekneye teslim olmak mecburiyetinde kaldıklarına mahcup oldular. İngilizler bu hicap ve hayretlerinde haklıydılar. Çünkü Sultanhisar 97 ton, İngiliz denizaltısı 825 ton ağırlığındaydı. 2 tane 7,5’luk ve 5 tane 35’lik torpido kovanıyla teçhiz edilmişti.

Sultanhisar birkaç saat sonra İstanbul’a gelerek içindeki esirleri teslim etti. Küçük fakat muzaffer geminin kahraman mürettebatı harp madalyaları ile taltif edildiler.” (Yavuz’un Çamurlu Kaftanı, Çamlıca B. Y.)