قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: نِعْمَ عَبْدُ اللهِ خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ سَيْفٌ مِنْ سُيُوفِ اللهِ. (ت) “Hâlid bin Velîd ne güzel bir kuldur. O, Allâhü Teâlâ’nın kılıçlarından bir kılıçtır.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
---
28
Mart
Cumartesi
2015
AYIN SAFHASI
Rûmî: 15 Mart 1431   • Hicrî: 8 Cemâziyelâhir 1436
İstanbul'da ilk trafik kazası, bir kişi yaralandı. (1910) • Gediz zelzelesi (1087 ölü) (1970)
86. Gün 13. Hafta 3. Ay FAZİLET TAKVİMİ

SEYFULLÂH HÂLİD BİN VELÎD (Radıyallâhü Anh)

Seyfullâh (Allâh’ın kılıcı) Hâlid bin Velîd hazretlerinin nesebi Lüvey bin Gâlib’de Resûlullâh Efendimizle (s.a.v.) birleşir. Vâlidesi Lübâbe binti’l-Hâris, Peygamberimizin zevcesi ve Mü’minlerin annesi Meymûne radıyallâhü anhânın kızkardeşidir.

Hudeybiye’den sonra Müslüman olmuştur. Mu’te gazâsında fevkalâde kahramanlığı sebebiyle Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) onu “Seyfullâh” diye isimlendirdiler. Kendisi “Mu’te muhârebesinde elimde dokuz kılıç kırıldı” demiştir. Hayber’in ve Mekke’nin fetihlerinde ve Huneyn gazâsında bulundu. Ashâb-ı Kirâm arasında şecâat ve dehası ile meşhurdur.

Hazret-i Ebûbekir (r.a.), onu yalancı peygamber Müseylemetü’l-kezzâb ve Yemâme’deki mürtedler (dinden dönenler) üzerine sevk ettiği orduya kumandan tayin etmiştir. Mürtedlerle, Şam’da Romalılarla ve Irak’da Mecusî İranlılarla yaptığı harblerde hârikulâde kahramanlıklar ve ordu idâresinde mahâretler göstermiştir. Şam’ı feth etmiştir.

Takkesinde dâimâ Resûlullâh Efendimizin (s.a.v.) mübârek saçından taşır ve onunla Cenâb-ı Hak’dan yardım ihsân etmesini taleb ederdi. Dâimâ onun bereketiyle galip geldiğini söylemiştir.

Hazret-i Hâlid vefâtı sırasında şöyle buyurdu:

“Muhakkak yüz ve belki daha fazla büyük harblerde bulundum. Vücudumda kılıç darbesi, ok ve mızrak yarası bulunmayan bir karış yer yoktur. Amma işte şimdi yatağımda vefât ediyorum. Korkakların gözleri uyumasın. Benim “Lâ ilâhe illallah” kelime-i tevhidinden daha çok faydasını ümîd ettiğim amelim yoktur. Ben kelime-i tevhîde sığınıyorum.”

Hazret-i Ömer zamanında hicretin yirmi birinci senesinde vefât etti. Kabr-i şerifi Humus’tadır. Vefâtına Hazret-i Ömer ve Müslümanlar çok hüzünlendiler.