قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي الْوَحْدَةِ مَا أَعْلَمُ مَا سَارَ رَاكِبٌ بِلَيْلٍ وَحْدَهُ. (خ) “İnsanlar, yalnız başına yolculukta benim bildiğim (mahzurlar)ı bilseydi hiçbir kimse yalnız başına gece yolculuk etmezdi.” (Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)
---
28
Şubat
Cumartesi
2015
AYIN SAFHALARI
Hicrî: 9 Cemâziyelevvel 1436   •   Rûmî: 15 Şubat 1431
Islahat Fermanı'nın İlanı (1856) • Of ve Çaykara'nın Kurtuluşu (1918)
58. Gün 9. Hafta 2. Ay FAZİLET TAKVİMİ

ÇOCUKLARINIZI GECE DIŞARI BIRAKMAYIN

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“(Güneş batıp) gece karanlığı yahut gecenin bir kısmı olduğu zaman, çocuklarınızı (dışarı) çıkarmayınız. Çünkü şeytanlar o sırada dağılır, faâliyete geçerler.

Yatsıdan bir saat geçince de (dışarıdaki) çocuklarınızı (eve) koyunuz. Ey mümin! O zaman kapını, Allâhü Teâlâ’nın ismini anarak (Bismillâhirrahmânirrahîm diyerek) kapat…” (Tecrid-i Sarih terc.)

“Çocuklarınızı ve hayvanlarınızı, güneş batıp gecenin zifiri karanlığı geçene kadar dışarı bırakmayınız. Zîrâ şeytanlar, güneş batıp gecenin zifiri karanlığı geçene kadar (insanları ifsad etmek için) etrafa dağılırlar.” (Sahih-i Müslim)

LATİFE:  OKU BİR KAÇ!

Şeyhülislam Seyyid Feyzullah Efendi, Letâifnâmesi’nde diyor ki:

1672 târihinde, Sultan Dördüncü Mehmed Han Hazretlerinin oğlu Şehzâde Sultan Mustafa Hazretlerinin tâlim hizmetlerinde bulunuyordum. Yaşı küçük olduğundan dersten sonra biraz tekrar ettirdikten sonra izin verilirdi.

Bir gün, yine ders tekrarı esnâsında, bu fakîre,

– Kaç kere okuyalım? diye sordu.

– Oku bir kaç! diye kısa bir cevap verdik.

– Öyleyse bir kere okuyup kaçayım, gideyim! dedi. Az olduğu için râzı olmadım.

– Sözünüzden dönüyor musunuz? Siz, “Oku bir, kaç” yani bir kere oku, sonra kaç demediniz mi? dedi.

Bu yaştaki bir çocuğun bu kâbiliyeti bizi memnun etti. Yalnız bir kere okuyup gitmelerine râzı olduk.

BİLMECELER

Biz yüz binlerce idik, gece oldu dizildik, sabah oldu silindik?  (Yıldızlar)

Bize üç konuk geldi, iki oğul, iki baba? (Çocuk, baba, dede)

Gitti gelmez, geldi gitmez?  (Gençlik, ihtiyârlık)