قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلنَّائِمُ الطَّاهِرُ كَالصَّائِمِ الْقَائِمِ. (الجامع الصغير) “Abdestli olarak uyuyan, gündüzleri oruçlu, geceleri de ibâdetle geçiren gibidir.” (Hadîs-i Şerîf, Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr)
---
30
Ocak Cuma 2015
Hicrî: 9 Rebîulâhir 1436   •   Rûmî: 17 Kânûn-ı Sânî 1431
Hitler'in İktidâra Gelmesi (1935)
30. Gün 05. Hafta 1. Ay FAZİLET TAKVİMİ

BAZI DÎNÎ TABİRLER:

Tahâret: Lügatte, nezâfet, temizlik demektir. Dînen tahâret, necâset denilen mâddeten pis şeylerin veya hades denilen dînî bir mânînin giderilmesinden ibarettir.

Tahâretler, tahâret-i suğrâ ve tahâret-i kübrâ, yani küçük temizlik, büyük temizlik diye ikiye ayrılır.

Tahâret-i suğrâ: Abdestsizlik denilen hâli gidermek sûretiyle olan temizliktir. Abdest almak gibi.

Tahâret-i kübrâ: Cünüplük, hayız ve nifâs denilen hâllerden çıkmak için ağza, burna su alıp bütün vücûdu yıkamak sûretiyle yapılan temizliktir ki, buna gusül veya boy abdesti denir.

Hades: Bazı ibâdetlerin yapılmasına mâni olan ve hükmî necâset sayılan bir hâldir. Hades-i asgar, hades-i ekber kısımlarına ayrılır.

Hades-i asgar: Tahâret-i suğrâ ile meselâ yalnız abdest ile giderilen tahâretsizlik hâlidir. Bevl etmek ve ağız, burun gibi bir azadan kan gelmek sebebiyle vücûda gelen hades gibi.

Hades-i ekber: Tahâret-i kübrâ ile yani ağzı, burnu ve bütün bedeni yıkamakla giderilen tahâretsizlik hâlidir. Bu da cünüplükten ve hayız denilen ârızalardan ileri gelir. 

ERBAÎN, ZEMHERİR VE HAMSÎN

Kış mevsiminin soğukları, 40 ve 50 günlük iki devreye ayrılır. Kışın en soğuk zamanı sayılan 21 Aralık - 30 Ocak arasındaki 40 güne Erbaîn denir. Erbaîn 30 Ocak’ta sona erer ve Hamsîn başlar. Bundan sonraki elli güne hamsîn denilir. Bu elli günün 21 Mart’ta bitmesiyle kış sona ermiş olur.

Eski İstanbullular erbaîne ehemmiyet verirlerdi. Şiddetli soğuk hüküm sürdüğü bu günler ihtiyarlarla zayıflar için pek tesirli ve hatta tehlikeli olduğundan onlar erbaîn esnasında bazı yiyecek ve içeceklerden bir nevi perhiz ederler. Erbaîn sona erince ziyâfetler tertip ederek birbirlerini ziyâret ederlerdi.

Bu mevsimde esen şiddetli rüzgâra da Erbaîn fırtınası veya Zemherîr denilir.