قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: اَلصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ ، وَالزُّهْدُ غِنَاءُ الْاَبَدِ. (فر) “Sabır, sıkıntıdan kurtulmanın, ferahlığa kavuşmanın anahtarıdır. Zühd (dünyaya rağbet etmemek) ebedî zenginliktir.” (Hadîs-i Şerîf, Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs)
---
27
Ocak Salı 2015
Hicrî: 6 Rebîulâhir 1436   •   Rûmî: 14 Kânûn-ı Sânî 1431
Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu (1299) • Üçüncü Mehmed Han'ın Tahta Çıkışı (1595) • Şâir Nef'î'nin Vefatı (1635)
27. Gün 05. Hafta 1. Ay FAZİLET TAKVİMİ

HAZRET-İ EBÛBEKİR İLE TALHA BİN UBEYDULLAH’A YAPILAN İŞKENCE

Hazret-i Ebûbekir ile Talha bin Ubeydullah’a (r.a.) İslâm dininden döndürmek ve namaz kılmalarına mâni olmak için işkence yapmışlardı.

Kureyş’in arslanı diye meşhur olan Talha bin Ubeydullah’ın (r.a.) ağabeyi Osman bin Ubeydullah ile Nevfel bin Huveylid el-Adevî ikisi birlikte, Hazret-i Ebûbekir ve Talha bin Ubeydullah’ı ikisini bir ipe bağlarlardı. Bundan dolayı Hazret-i Ebûbekir ile Talha bin Ubeydullah’a “karîneyn” denilmiştir.

Hazreti Ebûbekir ile Talha bin Ubeydullah (r.a.), kendilerine yapılan bu işkenceye rağmen dinlerinden dönmediler. Hazret-i Ebûbekir’in mensup olduğu Teymoğulları, bunlara işkence yapıldığını gördükleri hâlde pek aldırış etmezler, onları pek korumazlardı. Osman bin Ubeydullah, her ikisinin bağlarından kurtulmuş oldukları hâlde namaz kıldıklarını görüp korkuya düşünce, onlara bu işkenceyi yapmaktan vazgeçti.

MÜMİNİN FİRASETİ

Abdülkâdir Geylânî Hazretlerinin oğlu Mûsâ rivâyet etti: Babam şöyle anlattı:

Çölde yolculuk yapıyordum. Günlerce su bulamadım. Susuzluktan tâkatsiz kaldığım esnâda bir bulut gördüm. İçinden çiğe benzeyen bir şey yağdı. Ben de onunla susuzluğumu giderdim. Sonra bütün ufku kaplayan bir nur gördüm. İçinden bir sûret çıkıp bana:

“Ey Abdülkâdir! Ben senin Rabbi’nim. Haram olan şeyleri sana helal kıldım.” dedi. Bunları duyunca hemen “Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm. Defol ey mel’ûn şeytan.” dedim. Birden o nur zulmet, o sûret de duman oldu ve bana:

“Benden, Rabbi’nin hikmeti ve ilmin ile kurtuldun. Ben bu şekilde yetmiş kişiyi dalâlete düşürdüm, doğru yoldan saptırdım.” deyince “Bu, Rabbi’min fazlı ve ihsanıdır. Hamd onadır.” dedim. Bana:

“Onun şeytan olduğunu nasıl anladın?” diye sordular.

“Haram olan şeyleri sana helal kıldım demesinden anladım.” dedim. (et-Tabakâtü’l-Kübrâ, İmam Şa‘rânî)