"Vallâhi ben, günde yetmiş defadan çok Allâh'tan mağfiret diliyor ve ona tevbe ediyorum."(Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Buhârî)
---
10
Mart Pazartesi 2014
Hicrî: 9 Cemâziyelevvel 1435   •   Rûmî: 25 Şubat 1430
Telefonun Îcâdı (1876) • Ardeşen ve Pazar'ın Kurtuluşu (1918)
69. Gün 11. Hafta 3. Ay FAZİLET TAKVİMİ

İMAM CA'FER-İ SÂDIK (R.A.)

Silsile-i Sâdât'ın dördüncü halkası olan Ca'fer-i Sâdık Hazretleri, 8 Ramazân-ı Şerîf 80 (m. 699) tarihinde Medîne-i Münevvere'de dünyaya geldi.

Ca'fer-i Sâdık Hazretleri, sözlerindeki sadâkatinden dolayı 'Sâdık' lakabıyla meşhur olmuştur. Künyesi Ebû Abdullah ve Ebû İsmâîl'dir. Ca'fer-i Sâdık Hazretlerinin baba cihetinden nesebi Hz. Ali'ye (k.v.) ulaşır. Şöyle ki babası Muhammed Bâkır, onun babası Ali Zeynelâbidîn, onun babası Hz. Hüseyin ve onun babası da Emîru'l- mü'minîn Hz. Ali'dir. (k.v.)

Annesi Ümmü Ferve cihetinden de nesebi Hz. Ebû Bekr'e (r.a.) ulaşır. Şöyle ki annesinin babası ve Silsile-i Sâdât'ın üçüncü halkası Kâsım bin Muhammed, Hz. Ebû Bekir'in (r.a.) torunudur. Ca'fer-i Sâdık Hazretleri, Tâbiîn'den olup sahâbeden Enes b. Mâlik ve Sehl b. Sa'd'ı (r.a.) görmüştür.

Hadîs âlimleri tarafından sika (güvenilir) olduğu hususunda ittifak bulunan Ca'fer-i Sâdık Hazretleri dedesi Kâsım bin Muhammed'den (r.a.), babası Muhammed Bâkır'dan ve birçok kişiden hadîs rivâyet etmiştir. Birçok kişi de kendisinden rivâyette bulunmuştur. Rivâyette bulu­nanlar arasında İmâm-ı A'zam Hazretleri de vardır. Kütüb-i Sitte sahipleri, onun rivâyet ettiği hadisleri kitaplarına almışlardır. İmâm-ı Buhârî, onun hadîslerini Sahîh'inde değil de el- Edebü'l-Müfred isimli eserinde ve diğer kitaplarında zikretmiştir.

İmâm-ı A'zam Hazretleri Ca'fer-i Sâdık Hazretlerine intisâb etmiş ve "İki sene olmasaydı Nu'man helâk olurdu." buyurmuştur.

Ca'fer-i Sâdık Hazretleri Şevval ayında 148 (m. 765) senesinde 68 yaşında iken Medîne-i Münevvere'de âhirete irtihâl ettiler. Babasının da medfun bulunduğu Baki' kabristanlığına defnolundu.

Cafer-i Sâdık Hazretlerine, "Allâhü Teâlâ fâizi neden haram kıldı", diye soruldu. "İnsanların karşılıksız olarak birbirine iyiliği terk etmemeleri için. " buyurdular.