"Haram aylar (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb)den üç gün; perşembe, cuma, cumartesi oruç tutana, Allâhü Teâlâ dokuz yüz senelik (nâfile) oruç sevâbı yazar."(Hadîs-i Şerîf, İhyâu Ulûmi'd-Dîn)
---
22
Ekim Çarşamba 2014
Hicrî: 28 Zilhicce 1435   •   Rûmî: 09 Teşrin-i Evvel 1430
295. Gün 43. Hafta 10. Ay FAZİLET TAKVİMİ

KUR'AN-I KERÎM VAHİYDİR, RESÛLULLAH'IN SÖYLEDİKLERİ DE VAHİYDİR

Hassân İbn-i Atıyye (r.a.) şöyle buyurur: "Cebrâil (a.s.), Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'e Kur'ân-ı Kerîm(i getirmek) için indiği gibi sünnet(i getirmek) için de inerdi." (Sünen-i Dârimî.)

Allâhü Teâlâ (Necm sûresi, 3 ve 4. âyetlerde) meâlen: "O hevâdan söylemiyor. O (Kur'an ve Resûlullah'ın söylemesi) sade bir vahiydir, ancak vahyolunur." buyurmaktadır.

Abdullah İbn-i Amr (r.a.) anlatır:

"Ben Resûlullah (s.a.v.)'den duyduğum her şeyi muhafaza etmek için yazıyordum. Kureyş beni (bundan) nehyetti ve dediler ki: "Sen Resûlullah (s.a.v.)'den işittiğin her şeyi yazıyorsun. Hâlbuki Resûlullah (s.a.v.) de bir beşerdir. Gadap halinde de rıza halinde de konuşur." Bunun üzerine yazmadım ve Resûlullah (s.a.v.)'e olanları anlattım. Parmağıyla mübarek fem-i saadetlerine işaret ederek; "Yaz! Nefsimi kudretinde tutan Allâhü Teâlâ'ya yemin ederim ki bundan, haktan başkası çıkmaz." buyurdular." (Sünen-i Dârimî.)

ASHÂB-I KIRÂMI KÖTÜLEMEK DINI KÖTÜLEMEKTİR

Tarihte, Hadîs-i Şerîfler'in delil olarak kullanılamayacağını ilk defa söyleyen ve Ashâb-ı Kiram'ı küfür ile itham eden Râfizîler'dir. Râfizîliğin ortaya çıkışı şöyle olmuştur:

Zındıklardan bir topluluk bir araya gelip, "Müslümanların Peygamberine sövelim." dediler. Onların büyüğü; "Böyle yaparsak öldürülürüz." deyince şu karara vardılar: "O halde onların dostlarına sövelim. Zira ne demişler "Komşuna eziyet vermek istiyorsan, onun köpeğini döv." Bu karardan sonra Ashab-ı Kiram'ı küfür ile itham ettiler. "Hz. Ali müstesna, Sahabe-i Kiram'ın (haşa) tamamı Cehennemdedir. Hz. Ali ise (hâşâ) peygamberdi, Cebrâil (a.s.) hata etti." demeye başladılar.

Ashab-ı Kiram'ı küfürle itham eden bir topluluktan, Hadîs-i Şerîfler ile amel etmeleri beklenilemez. Zira bütün Hadis-i Şerifleri bizlere nakleden Ashâb-ı Kiram'dır. (Miftâhu'l-Cenneh fi'l-İhticaci bi's- Sünne)

"Ancak unutulmamalıdır ki Kur'ân-ı Kerîm ve daha bir çok dînî ahkâm onlar (Ashâb-ı Kirâm) sayesinde bize ulaşmıştır. Onları kötülemek dini kötülemektir." (İmam-ı Rabbanî, Mektubat, c.1, m. 60, s. 210.)